Biyoçeşitlilik ve Ormansızlaşmanın Önlenmesine Yönelik Taahhütler
Hepimiz için doğal ekosistemlerin hayati öneminin farkında olarak, taahhütlerimiz doğrultusunda biyoçeşitliliği korumayı hedefliyoruz.
Arçelik’te, birçok açıdan baskı altında olan küresel sorunlardan biri olarak biyoçeşitlilik kaybını kabul ediyoruz. Doğa ile ilgili etkilerimizi ve bağımlılıklarımızı ele almak için, Bilime Dayalı Doğa Hedefleri (SBTN) ve Doğa ile İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TNFD) gibi gelişmekte olan çerçeveler kapsamında operasyonlarımız dahilinde biyoçeşitlilik risk değerlendirmemizi gerçekleştirdik.
Değerlendirmemiz, sektörel bazda doğa ile ilgili etkiler ve bağımlılıkların yanı sıra lokasyon bazlı bir yaklaşımı da kapsamaktadır. Değerlendirmenin ilk adımı, lokasyon bazlı yaklaşımı uygulamak amacıyla operasyonlarımızın iş ayak izini haritalandırmaktır. Üretim tesislerimizin coğrafi haritalaması Integrated Biodiversity Assessment Tool (IBAT) kullanılarak yapılmıştır. Lokasyonlar, söz konusu sahadan 50 km yarıçapı içinde yer alan IUCN Tehdit Altındaki Türler Kırmızı Listesi, Korunan Alanlar ve Önemli Biyoçeşitlilik Alanları (KBA) temelinde değerlendirilmiştir.
Sektörümüzün esas etkileri, ENCORE (Exploring Natural Capital Opportunities, Risks and Exposure) temelli SBTN’nin Önceliklendirme Aracı aracılığıyla tanımlanmıştır. Ayrıca sektörel etkiler ve bağımlılıklar için WWF Biyoçeşitlilik Risk Filtresi de kullanılmıştır. Önceliklendirme aracıyla yapılan değerlendirmemizin sonucuna göre, baskı kategorileri daha yüksek indekslenmiş ve sırasıyla iklim değişikliği, kaynak kullanımı ve kirlilik alanlarına karşılık gelen sera gazı emisyonları, su kullanımı ve su/toprak/katı kirleticiler konuları önemli bulunmuştur. Risk aracıyla yapılan diğer değerlendirmelerde ise, sektörümüzün suya bağımlılığı nedeniyle su kıtlığı en önemli fiziksel risk olarak öne çıkmıştır. Sonuçlar ayrıca, sektörümüzdeki çevresel faktörlerin korunan alanlar ve önemli biyoçeşitlilik alanları üzerinde etkileri olduğunu göstermiş, bu doğrultuda tüm ilgili bulgular harekete geçilmek üzere toplanmıştır.
Doğa ile ilgili etkiler ayrıca değerlendirilmiş ve üretim tesislerimiz, doğa ile ilgili konular açısından en kritik etki alanları olan iklim değişikliği ve su kullanımı temelinde önceliklendirilmiştir. Bununla birlikte, üretim tesislerimizin doğaya bağımlılığı görece daha düşük seviyede bulunmuştur. Ancak, su kullanımı hem etki hem de bağımlılık için birbirine bağlı bir faktördür; çünkü su kullanımı ekosistem hizmetleri üzerinde baskı yaratabilirken, işimizin kesintisiz devam edebilmesi için suya bağımlılığımız söz konusudur. Arçelik yüzey suyu çekmemekte, ancak yeraltı suyuna bağımlılığını göz önünde bulundurduğunda doğa ile ilgili niteliksel bir etki ve bağımlılığa sahiptir. Buna ek olarak, üretim tesislerimizin yüksek biyoçeşitlilik bölgelerine yakınlığı da doğa ile ilgili etki ve bağımlılıklar açısından dikkate aldığımız önemli bir faktördür.
Arçelik, biyoçeşitliliği tehdit eden faktörleri düzenli olarak önlemek, en aza indirmek ve iyileştirmek için Azaltım Hiyerarşisini uygulamaktadır. İklim değişikliğinden ve kaynak kullanımından kaynaklanan biyoçeşitlilik üzerindeki baskıların, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda (net sıfır emisyonlara ulaşmak, su çekimini azaltmak, suyun geri dönüşüm ve yeniden kullanım oranını artırmak) azaltılması amaçlanmaktadır.
Arçelik, özellikle önemli biyoçeşitlilik alanlarına yakın bölgeler gibi seçili öncelikli alanlarda 2050 itibarıyla Net Kayıp Yok yaklaşımı doğrultusunda biyoçeşitlilik ayak izini iyileştirmeyi hedeflemektedir. Bu kapsamda, alanın biyoçeşitlilik ayak izinin hesaplanması, IUCN Kırmızı Listesi veya ulusal beyanlarla tehlike altında veya hassas olarak sınıflandırılan türlerin biyoçeşitliliğini artırmaya yardımcı olacak projelerin tasarlanması ve ilk ayak iziyle karşılaştırmalı iyileştirmelerin ölçülmesi yer alacaktır. Bu odakla, gerekli görülmesi halinde biyoçeşitliliğin korunmasında uzman üçüncü taraflarla iş birliği yapılacaktır.
Arçelik, Romanya’nın Ulmi kentindeki üretim tesisini önceliklendirmiştir. Arçelik, burada Natura 2000 kapsamında yer alan ve Kuş Direktifi Özel Koruma Alanı (SPA) olarak bilinen biyoçeşitlilik açısından hassas bir alana bitişik 431.369 m² büyüklüğünde bir alanda faaliyet göstermektedir. Bu, biyoçeşitlilik açısından hassas bir alanla sınır paylaşan tek üretim tesisimizdir. Ulmi’deki tesisimizin bulunduğu bölgede, Ulusal Hava Kalitesi Yasası 104/2011 kapsamında PM10, NO2 ve SO2 ölçümlerinin üçer aylık dönemlerde yapılması zorunludur. Arçelik 2021 yılında, biyoçeşitlilik konusunda uzmanlaşmış bir çevre danışmanlık şirketi olan EPC Consultanţă de Mediu ile bir yol haritası belirleyerek yasal gerekliliklerin ötesine geçme taahhüdünde bulunmuştur. Doğa üzerindeki etkinin sınırlı olduğu görülmekle birlikte, Arçelik’in sorumluluğu altındaki alanın habitat koşullarında iyileştirme sağlamak amacıyla üç hedef ve temel strateji tanımlanmıştır. Ulmi fabrikamızın bulunduğu alanda biyoçeşitliliği artırma hedefimiz, baskıları azaltmaya ve habitatların doğal gelişimini desteklemeye yönelik eylemleri 2027 yılına kadar uygulamaktır. 2023 yılında, yapılan çalışma sonucunda belirlenen eylemler Arçelik’in fabrika alanında uygulanmıştır.
Ulmi, Romanya’daki lokasyon bazlı proje için aşağıdaki bölüme bakınız.
Arçelik, sürdürülebilirlikle ilgili risk ve fırsatlarını küresel, bölgesel ve sektörel trendleri ve analizleri, iklim senaryolarını ve paydaş geri bildirimlerini takip ederek belirlemektedir. Arçelik, Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB) çerçevesi kapsamında (TCFD tavsiyelerini de içeren) maddi sürdürülebilirlik risk ve fırsatlarını tanımlamakta, ölçmekte ve kategorize etmektedir. Stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği koyan bir şirket olarak, Arçelik için iklim krizinden ve diğer sürdürülebilirlik konularından kaynaklanan riskleri kurumsal risk yönetim sistemine entegre etmek ve ilgili aksiyon planlarını kurumsal sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda uygulamak kritik önem taşımaktadır.
Arçelik, biyoçeşitliliği hem çift yönlü önceliklendirme analizinde hem de kurumsal risk değerlendirmesinde dikkate almaktadır. Çift yönlü önceliklendirme analizi sonuçlarına göre, biyoçeşitlilik 2024 yılında en düşük öncelik kategorisi olan orta öncelikli konular arasında yer almıştır. Risk değerlendirmesi kapsamında, biyoçeşitlilik kaybı ilgili risk ve fırsatların tanımı, olasılığı ve finansal etkisiyle birlikte Sürdürülebilirlikle İlgili Riskler ve Fırsatlar altında ele alınmıştır. Bu doğrultuda, Arçelik’in genel biyoçeşitlilik riski uzun vadeli, düşük olasılıklı ve düşük finansal etki seviyesinde tanımlanmıştır.
Daha fazla bilgi için lütfen Arçelik Sürdürülebilirlik Raporları’na bakınız.
Politikamız hakkında daha fazla bilgi için lütfen Arçelik Biyoçeşitlilik ve Ormansızlaşmanın Önlenmesi Politikası’na bakınız.
Ulmi, Romanya’daki Lokasyon Bazlı Proje
Ulmi fabrikamızın bulunduğu alanda biyoçeşitliliği artırma hedefimiz, baskıları azaltmaya ve habitatların doğal gelişimini desteklemeye yönelik eylemleri 2027 yılına kadar uygulamaktır.
Arçelik, Romanya merkezli bir çevre danışmanlık şirketi olan EPC Consultanţă de Mediu ile iş birliği kurmuştur. Bu kapsamda, habitat koşulları IUCN Kılavuzları doğrultusunda iyileştirilecektir.
Çalışma aşamalarında temel konular; hedeflerle ilişkili durum ve fayda göstergelerinin tanımlanması, baskı ve yanıt göstergelerinin belirlenmesi ve bir biyoçeşitlilik stratejik planının geliştirilmesi olmuştur.
Öncelikli türler şu şekilde belirlenmiştir:
-
Bitki türleri: Typha minima
-
Su böcekleri: kızböcekleri ve yusufçuklar
-
Çayır türleri: kelebekler, arılar, böcekler, cırcır böcekleri, çekirgeler
-
Amfibi türleri: Triturus cristatus, Bombina bombina, Hyla orientalis, Bufotes viridis, Bufo bufo
-
Sürüngen türleri: Lacerta agilis, Natrix natrix
-
Su kuşları: Charadrius dubius, Egretta garzetta, Anas platyrhynchos, Vanellus vanellus
-
Yırtıcı kuşlar: Athene noctua, Falco tinnunculus
-
Küçük memeliler: Microtus sp., Erinaceus roumanicus, Nannospalax leucodon, Talpa europaea
-
Orta boy memeliler: Lepus europaeus, Vulpes vulpes
-
Yarasa türleri: Pipistrellus nathusii/kuhlii, Nyctalus noctula, Vespertilio murinus
Amaçlar |
Temel Stratejiler |
Amaç 1: Mevcut baskıların azaltılması |
|
Amaç 2: Kuş türleri için habitat koşullarının iyileştirilmesi |
|
Amaç 3: Diğer fauna türleri için habitat koşullarının iyileştirilmesi |
|
Ormansızlaşmaya Karşı Taahhüdümüz
Operasyonlarımızın faaliyetlerinden kaynaklı 2050 itibarıyla net ormansızlaşma olmamasını taahhüt ediyoruz.
Ormanlar, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybıyla mücadeleden gelecekteki krizlere karşı dayanıklılık oluşturmaya kadar pek çok küresel zorluk için doğa temelli çözümler sunmaktadır. Arçelik olarak, tedarik zincirimizde ormansızlaşmayı ortadan kaldırmak için çalışıyoruz. Arçelik Biyoçeşitlilik ve Ormansızlaşma Yok Politikası, değer zincirindeki ormansızlaşmaya etki eden faaliyetleri kapsamaktadır. Ormansızlaşma değerlendirmemizin sonucu olarak ürünlerimizde kullanılan kâğıt ve ahşap bazlı ambalaj malzemelerine odaklanılmıştır. Dolayısıyla, değerlendirmemiz tedarik zincirinin yukarı yönlü faaliyetlerini kapsamaktadır.
2050 itibarıyla net ormansızlaşma olmamasına yönelik hedefimize ulaşmak için şu ilkelere bağlıyız:
-
Ürün ambalajlarımız için yalnızca Forest Stewardship Council (FSC) veya Programme for the Endorsement of Forest Certification (PEFC) çerçevesindeki diğer ulusal şemalar gibi küresel üçüncü taraf sertifikasyon sistemleriyle belgelenmiş daha sürdürülebilir kaynaklardan kâğıt/karton/ahşap ambalaj malzemeleri kullanmak
-
Ürün kutularımızda geri dönüştürülmüş karton dış kutular kullanmak
-
Ürün ambalajlarımızda ahşap palet kullanımını azaltmak
-
Tedarik zincirini izleyerek ormansızlaşmayı önlemeye teşvik etmek
-
Önemli tedarikçilerimizin* kendi ürünlerinde geri dönüştürülmüş karton dış kutulara geçiş yapmasını sağlamak (*satın alma hacmimizin %90’ına karşılık gelmektedir)
Politikamız hakkında daha fazla bilgi için lütfen Arçelik Biyoçeşitlilik ve Ormansızlaşmanın Önlenmesi Politikası’na bakınız.