Dünyamız önemli bir eşikten geçiyor
ve zaman aleyhimize işliyor

Paylaş

Gezegenimiz insan neslinin yarattığı bir felaketle karşı karşıya… 

Dünyamızda sıcaklıklar 19’uncu yüzyıldan bu yana 1 derece artış gösterirken, atmosferdeki günlük karbondioksit miktarı, insanlık tarihinde ilk kez milyonda 400 partikül seviyesini aşmış durumda.

"Gezegenimizdeki ortalama sıcaklığın 2040 yılı itibariyle 1,5 derece artacağı tahmin ediliyor. İlk bakışta küçük görünen bu rakam, dünyamızı dramatik bir şekilde etkiliyor."

İklim bilimi, bizleri küresel ısınmanın yarattığı risklerin tahminlerin çok ötesinde arttığı konusunda ciddi bir şekilde uyarıyor. Gelecek birkaç yıl içinde gerekli tedbirleri almazsak; gezegenimiz ve üzerinde yaşayan canlılar için geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşı karşıya kalacağız.


Aşırı hava olayları, sıcaklık dalgaları, kuraklık, seller ve canlı türlerinin neslinin tükenişini halihazırda gözlemliyor, bir felaketin yayılışına tanıklık ediyoruz. Gıda zincirimizde genetiğiyle oynanmış tohumları yaygın şekilde kullanmamız, küresel ısınmaya maruz kalan dünyamızı da hastalıklara karşı kırılgan hale getiriyor.

Tüm bunlara karşın, bu durumu, ‘tencere içinde yavaş yavaş haşlanan kurbağa’nın duyarsızlığına benzetiyorum. Bizler de benzer bir şekilde gerekli iradeyi gösteremiyor, aksine tehlike ve riskler artarken duyarsızlaşıyoruz. Kendimizi sorunlarla “yakında” ilgileniriz diye avutuyor ancak sorunun çözümü için geç olmadan harekete geçmiyoruz. Bu rehavetten uzaklaşıp, risklerin artık uzak veya bir varsayımdan ibaret olmadığını anlamak zorundayız.

İklim değişikliği, varoluşsal bir risk ve gezegenimiz üzerindeki tüm canlıları eşit ölçüde etkileyecek. Dünyadan başka yaşayacak ikinci bir gezegenimiz yok. Bu felaketi önlemek için daha önce benzeri görülmemiş ölçekte tedbirleri hayata geçirmemiz gerekiyor.

Arçelik olarak iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle mücadele etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bununla birlikte, bu şirketin bir lideri ve ayrıca bir baba olarak, iklim değişikliğiyle mücadelede farkındalık yaratmayı kişisel bir sorumluluk olarak görüyorum.

 


2040 yılına geri sayımın altını çizmek amacıyla, küresel ısınma riskine karşı en kırılgan bölgelerden biri olan Himalayalar’ın ve dünyamızın zirvesi Everest’e bir amatörün gerçekleştirebileceği en hızlı tırmanışlardan birini yapmaya gayret edeceğim. Tırmanış ekibimizle, 2040 yılına kalan 21 yıllık geri sayımın altını çizmek adına deniz seviyesinden zirveye yaklaşık üç hafta içinde ulaşmayı hedefliyoruz.

 

Farkındalığı artırma konusunda bana katılmak ve küresel ısınmayla mücadele etmek için hepimizin günlük hayatta atacağı ufak adımlar olduğunu düşünüyorum.

Günlük yaşamınızda yapabileceğiniz değişiklikler

  • İklim değişikliği ile mücadelede somut adımlar atması için iş dünyası ve devlet liderlerine çağrıda bulunun.

  • Kırmızı et tüketiminizi azaltın ve gıda israfından kaçının.

  • İhtiyacınız olmayan şeyleri almayın. Kullandığımız her ürün, her aşamada karbon ayak izi oluşturan uzun tedarik zincirlerinden geçerek size ulaşıyor. Satın alma kararlarınızın karbon salınımlarını azaltma gücü var.

  •  Yeşil enerji çözümlerini tercih edin.

  •  Mümkün olan her fırsatta ulaşım için araba kullanmaktan kaçının.

  • İklim değişikliğini önleyecek adımlar hakkında daha fazla bilgi edinin ve bu adımları çevrenizle paylaşın. Bunları uygulamaya başladığınızda yakın çevrenizin de sizi örnek aldığını göreceksiniz. 

 

Günlük yaşamınızda yapabileceğiniz değişiklikler

  • Şirketinizde iklim değişikliği konusunda ortak bir bilinç oluşturun, sürdürülebilirlik konusunu şirket kültürünüzün odağına koyun.

  • Karbon ayak izinizi azaltacak somut adımlar ve hedefler belirleyin.

  • Markalarınız bir amaca sahip olsun ve sürdürülebilir yaşam tarzını destekleyen inovasyonlar üzerinde çalışın. Artık tüketiciler dünyayı korumak için daha fazla para ödemeye hazır.

Gezegenimizin yaşını düşündüğümüzde, 21 yıl oldukça kısa bir süre; bu sebeple hızlı hareket etmeliyiz. Verdiğimiz tüm zararlar sonrasında, dünyamızın artık güvenilir koruyuculara ihtiyacı var. Yaşanamayacak hale gelmeden önce gezegenimizin geleceğini değiştirmek bizim elimizde.

İklim değişikliği ile mücadele, bir başkasına devredebileceğimiz bir konu değil. Hepimizin birlikte gayret göstermesi ve sorumluluk alması gerekiyor. Fark yaratmak için sahip olduğumuz bu son şansı da boşa harcamayalım.

Yazan
Hakan Bulgurlu CEO